Akansoy: “Biz kazanacağız, barış kazanacak, Kıbrıs Türk halkı kazanacak. Şimdi ayağa kalkma, birleşme ve mücadele zamanıdır. Yolumuz açık, hedefimiz iktidardır. Yaşasın CTP, yaşasın emek, barış ve özgürlük mücadelemiz”
Şahali: “CTP barışın, demokrasinin ve emeğin partisi… Yaşasın CTP, yaşasın mücadelemiz, yaşasın Kıbrıs Türk halkının iradesi ve yaşasın güvenli bir geleceğe duyduğumuz inanç ve hasret…”
İncirli: “Ne birbirimizden, ne partimizden, ne de memleketimizden asla vazgeçmedik. Bizim için kazanmak; Kıbrıs Türk halkının varlığını kimliğini geleceğe taşımak, barış tohumları ekmek, hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesini sağlamak, demokrasinin çocuklara kalkan olmaktır”
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) 30’uncu Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayları Gazimağusa Milletvekilleri Asım Akansoy ve Erkut Şahali ile Lefkoşa Milletvekili Sıla Usar İncirli, birer konuşma yaptı.
Konuşma sırasının kurayla belirlendiği Lefkoşa Atatürk Spor Salonu’ndaki kurultayda ilk sözü CTP Genel Başkan adayı, Gazimağusa Milletvekili Asım Akansoy aldı. “Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin onurlu üyeleri, sizleri en içten duygularımla, dayanışma ve inançla selamlıyorum” diyerek konuşmasına başlayan Akansoy, partinin mücadelesine, yoldaşlık hukukuna, ülkenin içinde bulunduğu duruma, ekonomik tabloya ve Kıbrıs sorununun çözümüne dair değerlendirmelerde bulundu.
Asım Akansoy, bugün burada sadece genel başkan seçimleri için toplanmadıklarını, Kıbrıs Türk halkının geleceğini tayin etmek ve yarım asra aşan mücadelelerin ateşini yeniden alevlendirmek için burada olduklarını dile getirdi. “Bu yolu bizden önce açanları anmak boynumuzun borcudur. Bu parti yokluktan var edenlere, hapislerde, barikatlarda bedel ödeyenlere, göç etmek zorunda bırakılanlara selam olsun.” diyen Akansoy, onların mücadelesinin kendileri için pusula olduğunu belirtti.
Akansoy, “Bizi bir arada tutan bir harç var. O harç sarsılmaz bir yurt sevgisidir. O harç, emeğe, alın terine, barışa olan sarsılmaz inançtır.” ifadelerini kullandı. “Yoldaşlık” vurgusu yapan Akansoy, yoldaşlığın zor günlerde sırt sırta vermek, ihtiyacı olana el uzatmak, en sert kavgaların ardından kucaklaşmak ve güzel geleceğe olan inana şarkılar söylemek olduğunu kaydetti.
Yoldaşlığın “birlikte bedeller ödenerek, birlikte göğüs gerilmesi” olduğunu dile getiren Akansoy, yoldaşlığın en karanlık anda bile emeğe, inanca, zaferlere, sevince, kedere ve her ne olursa olsun birbirlerine sahip çıkmak olduğunu belirtti. Akansoy, yoldaşlığın en zor günlerde sırt sırta verebilmek ve sarsılmaz bağlılığı okumak olduğunu söyledi.
Akansoy, “Bunlar partimizin hukuku ve partimizin harcıdır. O yüzden kaybedeni olmayan bir yarışta coşkuyla mücadele veriyoruz günlerdir” dedi. Partiye emek vermiş üç yoldaşın daha iyi bir CTP için heyecanla mücadelelerin sürdürdüğünü kaydeden Akansoy, “Bizim verdiğimiz mücadele koltuk mücadelesi ya da sen ben kavgası değil.. Daha demokratik, daha özgür, daha yaşanılır bir ülkeyi adım adım kuracak, iktidar yolunu açacak, bir beyin fırtınasıdır” dedi.
Bu kurultayın kaybedeni olmayacağını, diğer adayların ipi göğüsleyen adayın yanında yer alacağını ifade eden Akansoy, yolun sonunda “tek başına iktidar” olduğunu ve yeni görevlerinin de bunu başarmak olduğunu söyledi. Akansoy, aksini iddia edenlerin çok bekleyeceğini ifade etti.
Ülkede yaşanan olayların kriz değil, sistematik çürüme olduğunu savunan Akansoy, azalan orta sınıf ve giderek yoksullaşan bir toplum oluştuğunu kaydetti. Akansoy, toplumun siyasete olan güvenini kaybetmekte haklı olduklarını söyledi. Akansoy, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yüksek oranla kazanmasının bir tesadüf olmadığını kaydederek, bu yönde her CTP üyesinin emek harcadığını dile getirdi.
Asım Akansoy, “Birlikte Yürüyeceğiz, Birlikte Yöneteceğiz” başlıklı yürüyüşlerini hatırlatarak, toplumu temsil eden sendika ve birliklerin de burada kendileriyle yürüdüğünü belirtti. Akansoy, samimiyet ve güven içerisinde birlikte yürümenin önemine vurgu yaptı. “CTP halktır.. CTP iktidara yürüyor” diyen Akansoy, bu sorumluluğu üstlenmeye ve bu yolda gecesini gündüzüne katarak çalışmaya hazır olduğunu söyledi.
– “Biz kazanacağız, barış kazanacak, Kıbrıs Türk halkı kazanacak”
Ülke ekonomisine ve mevcut “ağır ekonomik sıkıntılara” da değinen Akansoy, kurumsal kapasite güçlendirilmesi ve dijital dönüşümün ciddiye alınmasıyla kırılganlıkların giderilebileceğini kaydetti.
Euro endeksli muhasebe sisteminin ağırlık olarak üzerinde çalışılacak bir konu olduğunu belirten Akansoy, Kıbrıs sorununun çözümünün mücadelelerinin temelini oluşturduğunu söyledi. Akansoy, “Siyasi eşitliğe dayalı iki toplumlu Federal Kıbrıs… Ne alt yönetim ne de azınlık statüsü…” ifadelerini kullandı.
Türkiye ile ilişkiler hakkında da konuşan ve güçlü bağların altını çizen Akansoy, kimsenin Kıbrıslı Türklerin Türkiye ile olan kardeşlik bağlarını teste tabi tutamayacağını kaydetti. Mevcut devlet yapısında aksaklıklar olduğunu savunan Akansoy, sosyal, hukuk devleti olacak bir KKTC devleti için yapısal reformların gerekliliğine değindi. Akansoy, bu hedef için yapmayı hedeflerini sıralayarak, kamu reformu üzerinde durdu.
Akansoy, yeni yurttaşlık yasasının ise bir ay içerisinde geçebilecek durumda olduğunu belirtti. Sosyal konut projeleri gibi halkı rahatlatacak birtakım projelere de değinen Akansoy, “Kendi projelerimizi kendimiz yapacağız. Çünkü halkımıza güveniyoruz” dedi.
Kadın erkek eşitliği, özel sektör çalışanlarının örgütlenmesi gibi diğer hassas oldukları konuları sıralayan ve neler yapacakları konusunda bilgi veren Akansoy, sol parti siyasetinin ezilenin yanında olan bir siyaset olduğunu anımsattı. Ülkedeki “kara para” faaliyetleri sonucunda halkın güvenliğinin zarar gördüğünü savunan Akansoy, bunun temizlenmesinin yolu ve yönteminin var olduğunu ancak devletin zayıf yapısının şu anda bunun için yeterli olmadığını söyledi.
“Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” diyerek ortak siyasi söylem ve örgütlenmenin altını çizen Akansoy, göreve gelmesi halinde parti içerisinde kuracakları çeşitli yapılarla merkez temelli karar alma mekanizmasından vazgeçileceğini kaydetti.
“Biz kazanacağız, barış kazanacak, Kıbrıs Türk halkı kazanacak. Şimdi ayağa kalkma, birleşme ve mücadele zamanıdır. Yolumuz açık, hedefimiz iktidardır. Yasaşın CTP, yaşasın emek, barış ve özgürlük mücadelemiz.” diyen Akansoy, iktidar yolunda beraber büyüme çağrısı yaptı.
– Şahali: “Kıbrıs Türk halkının gözü bugün burada… CTP barışın, demokrasinin ve emeğin partisi”
CTP Genel Başkan adayı, Gazimağusa Milletvekil Erkut Şahali de, bugün sadece bir başkan seçimi için değil, partinin geleceğini belirlemek ve bunu yaparken nasıl bir sürecin takip edileceğini konuşmak için toplandıklarını kaydetti.
Şahali, bugün buraya gelmelerine neden olan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin çok büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, görevini kimin devralacağının belirleneceği Erhürman’a görevinde başarılar diledi.
Karar tasarılarının oy birliğiyle oylandığını dile getiren Şahali, yeni dönemde genel başkanın, parti meclisinin, merkez yönetim kurulunun, diğer tüm organların hangi esaslar doğrultusunda ve hangi hedefe yönelik ilerleyeceğinin yol haritasının belirlendiğini kaydetti.
Diğer adaylar Sıla Usar İncirli ve Asım Akansoy başta olmak üzere, bu süreçte büyük emek veren partililere teşekkürlerini ileten Şahali, barış ve demokrasi partisi olan CTP’nin kavgalı bir kurultay süreci yürütmeyerek halka olan sorumluluklarını yerine getirdiğini belirtti. Şahali, CTP’nin barışın, demokrasinin ve emeğin partisi olduğunu dile getirdi.
Kıbrıs Türk halkının gözünün bugün kurultay salonunda olduğunu belirten Şahali, CTP’nin Kıbrıs Türk halkını yönetme sorumluluğunu üstlenmeye hazırlandığını belirterek, genel başkanın bir sonraki başbakan olacağını ifade etti. Şahali, bu süreci, halkın her kesimini temsil eden birey ve kurumlarla konuşarak ve anlaşarak sürdüreceklerini dile getirdi.
Şahali, genel başkan adayı olarak, partideki 30 yıllık emeğine dikkat çekerek, partinin tüm kademelerinde görev aldığını söyledi. Son görevinin parti genel sekreteri olduğunu kaydeden Şahali, 19 Ekim Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından ise genel başkan vekilliği üstlendiğine dikkati çekti.
“Yapılabilecek tüm görevlerde bir durak yaptım. Hakkını vermek için çok çalıştım. Bu hizmet benim için bir onur ve gururdur.” diyen Şahali, adaylığının kişisel bir hırs değil, halka duyulan derin bir sorumluluk sonucu olduğunu kaydetti. Şahali, bunun halka ve partiye daha iyi hizmet edebilecek bir görev olduğunu belirterek, görevini layıkıyla yerine getirebileceği konusunda kendisine güvendiğini söyledi.
Partisinin örgütlü gücüne ve halkın değişim iradesine inanarak bu yola çıktığını ifade eden Şahali, “ertelenemez bir durumla” karşı karşıya olan ülkenin “yağmacı zihniyet tarafından soyulduğunu ve kötü yönetim örneklerinin art arda sergilendiğini” savundu. Bunların yanında Kıbrıs Türk halkının günden günde daha da yok sayıldığını söyleyen Şahali, demokrasinin hırpalanmaya devam ettiğini belirtti. Şahli, mücadeleleri için eylem hakkını kullanan örgütler ve hükümet arasında yaşanan gerginliklere de dikkati çekerek, “Bu bir kader değildir; olmamalıdır.” dedi.
Şahali, kötü yönetim ve ihalesiz yaşam düzeninin çok önemli kamu kurumlarını “kemirdiğini” savunarak, buna çare bulunması gerektiğini belirtti. Özellikle Kıb-Tek’teki sıkıntılara değinen Şahali, CTP’nin hükümet döneminde yaptığı enerji yatırımlarını hatırlatarak “Yaptık, yine yaparız.” şeklinde devam etti. Sağlık alanında da ülkenin zor günler geçirdiğini savunan Şahali, partinin hükümette olduğu dönemlerde açtığı Mağusa Devlet Hastanesi, Ayakta Tanı Merkezi ve Onkoloji Hastanesi’nin birer başarı olduğunu söyledi.
Eğitimde ise özellikle öğrencilerin “konteyner ismi verilen barakalarda eğitim görmesi” eleştirisinde bulunan Şahali, “Okul da yaparız. Sınıf eksikliğine de gideririz. Kıbrıs Türk halkının kaynaklarıyla kendi ihtiyaçlarını karşılayabildiği, bir düzeni yeniden yaratmak için bir yola çıkıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Güvenlik konusundaki kaygılara da dikkati çeken Şahali, “Suç ithali yapan bir coğrafyada yaşamak Kıbrıslı Türklerin kaderi değildir.” dedi. Şahali, devletin sorumluluklarını hatırlatarak, ertelenemez görevleri olduğunu kaydetti.
Türkiye ile ayrılmaz ilişkilerin doğru raya geri konulması ve kalıcı bir biçim verilmesi gerektiğini söyleyen Şahali, karşılıklı konuşarak hassasiyetlerin paylaşıldığı ve anlaşıldığı bir sürecin öneminin altını çizdi. Şahali, “Yeter ki halkın ne talep ettiğini bir an aklımızdan çıkarmayalım.” dedi.
Şahali, “Kıbrıs Türk halkı Kıbrıs adası üzerinde Kıbrıs Rum halkı kadar eşit ve hak sahibidir. Siyasi eşitlik temelinde karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm CTP için bir hedeftir. Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bu doğrultudaki çabalarına destek olacağız, onun yolunu açacak şekilde hareket edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.
– “CTP’nin barışın, demokrasinin ve emeğin partisi”
Çok daha örgütlü ve dirençli olunmasıyla bunların başarabileceğini kaydeden Şahali, 19 Ekim Cumhurbaşkanlığı sürecinde bunun net bir şekilde görüldüğünü belirtti. Şahali, “Birlik, Mücadele, Dayanışma” sloganın bir yaşam biçimi olacağını vurguladı.
CTP gençleri ve kadınları parti ve ülke için önemine vurgu yapan Şahali, diğer kurum ve kuruluşlarla, sivil toplum örgütleriyle partinin ilişkilerine değinerek, ortak söylem ve ifadelerine dikkati çekti. Şahali, halkın desteğiyle tek başına iktidarın başarılacağını kaydederek, “Biz bugün bu salondan dostça, kararlı ve dinamik bir yapıyla ayrılacağız.. Bizim rakibimiz adaletsizlik, yolsuzluk, çözümsüzlük ve iradesizliktir.” şeklinde konuştu.
Şahali, konuşmasında “CTP, barışın, demokrasinin ve emeğin partisi… Yaşasın CTP, yaşasın mücadelemiz, yaşasın Kıbrıs Türk halkının iradesi ve yaşasın güvenli bir geleceğe duyduğumuz inanç ve hasret…” ifadelerini kullandı.
– İncirli: “Ne birbirimizden, ne partimizden, ne de memleketimizden asla vazgeçmedik”
CTP Genel Başkan adayı, Lefkoşa Milletvekili Sıla Usar İncirli de, bugün kurultay salonunda toplumsal varoluş mücadelesine birbirine omuz verenleri; toplumsal mücadeleyi sonuna kadar savunanları, yüreklerinde ateşle barış ateşini tutuşturanları gördüğünü kaydetti.
İncirli, CTP’nin 55 yıllık geçmişindeki badirelerini anımsatarak, baskıcı rejimler döneminde sol parti olan CTP üyelerinin dışlandığı, saklandığı, işsiz kaldığı, tutuklandığı dönemlere işaret etti. Bugüne gelinmesinde üyelerin partiye verdikleri emeklerin önemini vurgulayan İncirli, “Ne birbirimizden, ne partimizden ne de memleketimizden asla vazgeçmedik” dedi.
Partinin Kıbrıs Türk halkının kimliğini ve varlığını koruma, sosyal adalet, demokrasi, irade, kendi kendini yönetme hakkı, eşitlik ve barış gibi başlıkları kendisine hedef alarak ilerlediğini kaydeden İncirili, adanmışlıkları ve heyecanları olduğunu belirtti. İncirli, bunun bir parçası olmaktan gurur duyduklarını söyleyerek, CTP’lileri “kopmayan zincirin halkaları” olarak nitelendirdi.
Ülkenin CTP’nin değerlerine ve mücadelesine ihtiyaç duyduğu bir dönemde olduğunu söyleyen İncirli, “Ülkeyi içine düşülen bataklıktan çıkarma görevimiz var.. Toplumun tüm kesimleriyle diyaloğa açık şekilde bu görevi yerine getireceğiz” dedi. İncirli, 19 Ekim Cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi, halkın tümünü kucaklayarak CTP’yi iktidara taşıyacaklarını ifade ederek, “Kurultayın ertesi günü iktidar yürüyüşümüzün ilk günü olacak.” şeklinde devam etti.
– “CTP’nin örgütleri partinin omurgası”
CTP’nin örgütlerinin partinin omurgası olduğunu kaydeden İncirli, bu kapsamda iki yönlü bir temas hattı kurarak, dinamik şekilde çalışacakları sözünü verdi. İncirli, parti içerisindeki her kadronun görünür olması gerektiğini kaydetti.
CTP’nin kadınlarının çekirdekten yetiştiğini ve CTP’de kadınlar için “cam tavan” olmadığını belirten İncirli, bu süreçte de kadın ve gençlerin büyük görev alacağını vurguladı. İncirli, birlikte üreten, yöneten, aktif bir siyasi dinamizim, katılımcılık, ortak akıl, kararlılık ve güçle birlik, mücadele ve dayanışmayla CTP’nin iktidara geleceğinin altını çizdi.
Ülkeye “çeki düzen verilmesi gerektiğini” söyleyen İncirli, bölgede ve dünyadaki “tehditkar” gelişmelere işaret ederek, dünya değişirken ülkeyi karanlığa temsil etmeyeceklerini belirtti. Kıbrıs sorunu konusunda partinin her zaman net olduğunu söyleyen İncirli, siyasi eşitliğe dayalı iki toplumlu, iki kesimli federasyon vurgusu yaptı. İncirli, bu süreçte Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı desteklemenin yanında, kendi çalışmalarını da yürüteceklerini kaydetti.
Enkaz edebiyatı yapmayacağını ancak ülkenin her alanda sıkıntılı bir süreçten geçtiğini savunan İncirli, “Büyük bir başıbozukluk ve yönetim zafiyeti var ki. Çeteler ve tetikçiler ülkemizde kol geziyor. Ülkede hâkimiyeti kaybettik. Bir güvenlik krizi var. Karanlık ekonomi sosyal krizlere de neden oluyor.” dedi.
“İhalesiz alım, işsizlik, göç, liyakatsızlık, adaletsizlik… Memleketi bitirmeye ant içtiler…” diyen İncirli, memleketin sahipsiz olmadığını ve 55 senedir var olan CTP’nin halk için siyaset yapmak istediğini kaydetti. 2026 yılında “korkunç bir bütçe açığı” olduğunu savunan İncirli, eğitimden sağlığa, ulaşımdan güvenliğe her alanda insanların arzu ettiği hizmeti alabilmesini CTP’nin sağlayacağını söyledi.
İncirli, bu ülkede kaynağın olduğunu ancak adalet ve liyakatın olmadığını savundu. Hedeflerindeki yasa tasarıları hakkında bilgi veren İncirli, özellikle kayıt dışı ekonomiyle sürekli mücadele etmenin önemine değindi ve vergi meselesinin ise hükümet tarafından istismar edildiğini savundu.
“Bizim için kazancın adil paylaşımı çok önemlidir” diyen İncirli, emeğe ve üretime verdikleri değeri anlattı. Enflasyonla baş edilemediği sürece diğer birçok krizle de baş edilemeyeceğini söyleyen İncirli, diğer çalışma başlıkları hakkında bilgi vererek, toplumsal ciddiyet eşitsizliği, kamu hizmetleri, bakım hizmetleri, sağlık ve eğitimde çığır açacak bir dönem hedeflediklerini belirtti.
Kurultay sürecinden gurur duyduğunu söyleyen İncirli, bir demokrasi örneği olduklarına işaret etti. incirli, “Bizim kazanmaktan anladığımız başkalarının kazanç anlayışından farklı. Bizim için kazanmak; Kıbrıs Türk halkının varlığını kimliğini geleceğe taşımak, barış tohumları ekmek, hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesini engellemek, demokrasinin çocuklara kalkan olmasıdır.” dedi.
Bu sürecin kendilerini iktidar taşıyacağına olan inancını dile getiren İncirli, “CTP, iktidar” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Konuşmaların tamamlanmasından sonra genel başkan adayları toplu fotoğraf çekildi, ardından 15 dakika ara verildi. Aranın ardından oy verme süreci başladı. Oy verme işlemi 20.00 itibarıyla sona erecek.
GÜNDEM
30 Kasım 2025SPORTS
30 Kasım 2025GÜNDEM
30 Kasım 2025SPORTS
30 Kasım 2025SPORTS
30 Kasım 2025GÜNDEM
30 Kasım 2025GÜNDEM
30 Kasım 2025